Black for October

VAR OLAN GERÇEK, VAR OLUŞ GERÇEĞİ

Soru sormak için üye olmalısınız. ÜYE OL Lüzumsuz konuşmalar yapanların üyelikler uyarılmadan silinecektir. GİRİŞ

DÜNYADA İLK!… EVREN KESİNLİKLE PATLATILARAK YARATILMAMIŞTIR.  BİLİM DÜNYASINI ALT ÜST EDECEK EVRENİN GERÇEK YARATILIŞININ İSBATI. ARTIK EVREN TEORİLERLE ANLATILMIYACAK, GERÇEK YARATILIŞ. ( web sitesinin sağında, “son yazılanların” başında)                                                                                                

                                                                                                                          

                                                     

            GİRİŞ

 

Peygamberimiz Hz.Muhammed(s.a.v.) UKAB sancağı

                        

 

 

 

 

ÖN KAPAK

 

ARKA KAPAK

“KIYAM ET!” KİTABINI SATIN ALMAK İÇİN. www.ahmetturk.infoweb sitesinden “satın al” bölümünden sipariş edebilirsiniz.

“KIYAM ET!” KİTABINI MUTLAKA OKUYUN. DUYMAYANLARA DUYURUN. YÜCE KİTABIMIZ KUR’AN’IN BİZLERE ANLATMAK İSTEDİĞİ GERÇEKLERİ GÖRÜN. ŞİMDİYE KADAR ANLATILANLARIN GERÇEK DİNİ YANSITMADIĞINI ANLAYACAKSINIZ. DÜNYADA YÜCE KİTABIMIZ KUR’AN’IN TEMELLERİNE GÖRE GERÇEK DİNİ ANLATAN EVRENSEL İLK VE SON KİTAP. EVRENİN NASIL YARATILDĞINI İSPATLAYAN ŞİMDİYE KADAR SÖYLENEN TEORİLERİ YIKAN, ALLAH(C.C.) ÂDEMOĞLUNU NE İÇİN YARATTI. AKLINIZA GELEN BÜTÜN SORULARIN CEVABINI BULACAĞINIZ DÜNYADA HİÇBİR YERDE OLMAYAN BİLGİLERLE DOLU TEK KİTAP.

PEYGAMBERİMİZ Hz. MUHAMMED(S.A.V.) İLİM İÇİN  HADİSİ:

BİLENLER, BİLMEYENLERİN İÇİNDE DİRİ GİBİDİR.

ÂLİMİN UYKUSU, CAHİLİN İBADETİNDEN ÜSTÜNDÜR.

                                

Yoktur yardım eden, tek neferim.
Kalkanım akıl, kılıcım kalemim.
Bürhanla gerçeği söylerim.
İnanmazlarsa berâhinle gelirim.
   
Tek sanma kendini, hepimiz biriz.
Allah(c.c.)’ın içindeyiz, başka yerde değiliz.
Temizler bu evrende içindeki iyileri, kötüleri.
Ne fazla iyi ol, ne de fazla kötü, hiçbir şeyde aşırıya kaçma bil vazifeni.
 
Ses gelirse galaksiden, bilki duruyor bu devran.
Ses yükselir, et iman, yoksa herşey yerle yeksan.
Evren döner, secde ile, sanma ki kendin için.
Herşey birdir, ibadetler birlik için.
  
Bizler, Allah(c.c.)’ın  halifesiyiz, evren, dünya bizlere emanet,
Sorumluluğunu bil, etme ihanet.
Ruh uyanınca iş işten geçmesin, dikkat et.
Allah(c.c.)’a, tüm kalbinle tevekkül et.
 

        Hepimiz kendi toplumumuzda, kendi çevremizde, farklı din düşünceleri ile büyüdük. Önce ailemizden, sonra çevremizden aldığımız bilgiler sonucunda, bir inanç sistemine dahil olduk. çoğumuz; bize yaratıcının verdiği aklı kullanmadan, araştırıp öğrenmeden, bazı öğretilerin etkisinde kaldık. Bu sebeptendir ki inanç, günümüzde insanların duygularına hitap eder duruma gelmiştir. doğal olarak herkes kendi inancının doğru olduğunu düşünmektedir. Tabii ki insanlar inandıkları her fikirde hürdür, kimse kimsenin fikrini değiştiremez. Fakat değişmeyen gerçekler vardır, din düşüncesi, inanç, insanların duygularına değil, ilk önce aklına hitap etmelidir. Daha sonra gönüle girmelidir. Eğer inancımız duygularımıza, ihtiyaçlarımıza ve gönül lüksümüze göre şekillenecek olsaydı, her insanın kendine ait bir dini oluşurdu. Şimdiye kadar gördüğümüz yaygın olan inançlar bu anlatmak istediğimizden çok farklı değil. Akıl süzgecinden geçmeden, körü körüne inanmaya veya inanmamaya dayalı inanç sistemi, insanlık için çok acı bir gerçek. Birçok insan gerçeklere değil, ata dinine inanmaktadır ve bunu kendine göre yorumlamaktadır. Oysa yaratıcının bize indirdiği din İslâm’dır, Hz. Adem (a.s.)’dan en son peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)  devamlı aynı din tebliğ edilmiştir. Emirler, yasaklar ve ibadetler ilk peygamberden ittibaren aynıdır. 

       De ki;” Biz Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene, Musa’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden verilene inandık, iman getirdik. Onlardan hiç birinin arasını ayırmayız ve biz ancak O’na boyun eğen Müslümanlarız. (Âl-i İmrân suresi, Ayet 84).

       Oysaki onlara, dini yanlız O’na özgüleyerek, dosdoğru yüriyen kişiler halinde sadece Allah’a ibadet etmeleri namazı kılmaları, zekât vermeleri emredilmiştir. İşte budur doğru, eskimez ve aşınmaz din. (Beyine Sur. Ayet 5)

        Dini daha iyi anlayabilmemiz için genel anlamı ile şöyle tarif edebiliriz.

       İnsanların, canlıların, şuurluların, evrenin içinde bilinen bilinmeyen her şeyin, en küçük âlem atomların, en büyük âlem, gezegenlerin, yıldızların, galeksilerin, bütün evrenin maddi ve manevi Allah(c.c.)’ın emirlerine, yasaklarına ve kanunlarına uyarak yaşamasına, çalışmasına DİN denir.

       Allah(c.c.) tektir,  ruh tektir, akıl tektir, can tektir, evren sistemi tektir, ibadetler tektir, emir ve yasaklar tektir, ilim kaynağı tektir.

       Allah(c.c.) tektir, Allah(c.c.)’tan başka, tanrılar olmaz, din içinde din olmaz, akıl içinde akıl olmaz, can içinde can olmaz.

       Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Din de devamlı O’na aittir. Öyle iken siz, Allah’ tan başkasından mı korkuyorsunuz? ( Nahl suresi. Ayet 52 ) 59

       Din evrenseldir. Sadece bir gurubu veya toplumu kapsamaz. Evrende her şey din kapsamının içindedir, tek bir sistemdir.

      Allah(c.c.), Ayet-el Kürsi’de, evrenin kürsi ile kaplı olduğunu ve her şeyin Allah(c.c.)’a ait olduğunu bizlere bildirmektedir. Allah(c.c.) bizleri ilgilendiren evrenden bahsetmiştir, bütün evrenlerin, Arş’ın bilmediğimiz, hatta bilemiyeceğimiz her şeyin yaratanı ve sahibi Allah(c.c.)’dır. Bizlerin, cüzi (küçük) aklımızın kavrıyacağı ilim değildir. Bizlerin görevi Allah(c.c.)’a kulluktur. 

                        

      Kitabın içinde Evenin işleyiş sistemi, insan vücudu, kanser ve şeytan, din, namaz ve diğer ibadetler gibi merakla okuyacağınız konulara yer verilmiştir. Bu güne kadar bildiğiniz dini bilgilerin dışında çok farklı konuları okuyacak ve ibadetlerin tek bir amaç için olmadığını, Allah(c.c.)’ın emir ve yasakları maddi ve manevi kişisel olgunluğa, toplumsal yaşamaya ve toplum düzenine, Allah(.c.)’ın bizlere emrettiği ibadetler ise dünyanın üzerindeki  bizlerde dahil olmak üzere mevsimler, dünyanın elektromanyetik koruyucu kalkanı, dünyanın dönüşü v.b. gibi bütün fiziki ve doğal döngülerine , dünyanın uzaydaki konumuna  ve evrenin çalışmasına, Kâ’be’nin önemini,  ibadetlerin çok önemli  katkıda bulunduğunu kanıtlayan bilgiler  bulacaksınız. Çünkü bu dünya ve evren bizlere emanet edilmiştir, işte bu bizim imtihanımızdır.

     O, hanginizin daha güzel davranacağını imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı; Arş’ı ise su üstünde idi. Böyle iken Allah bilir onlara ” Siz öldükten sonra diriltileceksiniz” demiş olsan, kesinlikle ” Bu apaçık bir aldatmadan başka bir şey değildir” derler. ( Hud. Suresi. 7. Ayet )

     Allah’ın göklerde ve yerde bulunanları sizin emrinize verdiğini, üzerinize gizli ve açık nimetlerini yağdırdığını görmediniz mi? Bununla beraber insanların içinde kimisi de var ki, ne bir ilme, ne bir rehbere, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp duruyor. ( Lokman. suresi. 20. Ayet )

       Amacımız dünya ve evren sistemini sizlere sunmak, aklınız hitap etmektir;  her kültüre, her akla uygun gerçeği, anlaşılır bir şekilde sizlere sunmaya gayret göstermektir. Burada amaç haddimizi aşmak değil, insanlık tarafından unutulan bilgileri hatırlatmaktır. Tabi ki Yaratıcı’nın Külli aklı ve sınırsız, sonsuz ilmi yanında benim cüz’i aklımla vereceğim bilgiler okyanusta bir damla kadardır.

————————————————————————————————————————    

                                                                                 BİLDİĞİNİ OKUMAK 

      Hiç bir din liderine sözümüz yok! Onların çoğu Allah(c.c.)’ın seçkin kullarıdırlar. Onlar Kur’an-ı okurlar, bildiklerini tutturduklarını okuyanlardan değildir! 

     Onlar, sâlih âbitlerdir, zühd takva sahibi dertli dervişlerdir, dergâhlarıyla, dernekleriyle din folklorumuzun ekol üstatlarıdır. Onlardan alınan terennüm, feyz ve esin nice ümitsize yol yordam olmuştur. Onlar güzel ahlâkın psikiyatrisleridirler. Onlar kalp hastalarının derdine deva, çare, şifadırlar. 

    Fakat onların hiç biri bilim adamı değildir!… 

    Aşk ehli başka, âlim başkadır! 

    Aşk ehli duygu dilini; ilim ehli mantık dilin konuşur. Aşk ehlinin mana’cı; ilim ehlinin misalci olarak Kur’an-ı “oku”ması vardır. Mana okuması mükeşefe, misâl okuması bilimsel buluştur. 

     Mânâ keşfi halka kapalıdır, uluorta söz edilmez. Mânâcı spirtüalist, feylesof ve sofisttir. Uygarlığa bilimsel olarak katkısı yoktur, sadece insanların iç konforuna psikolojisine hitap eder. Mânâ keşfi sadece para psikolojik bilimindendir. 

     Fakat misâl keşfi halka açıktır, bilim adamının buluşlarından halka haberdar ederek, onu bilim teknik uygulamasıyla uygarlığa mâl ederek, tüm insanlığa sunması zorunludur. Âlim yani Müslüman bilim adamı filozof değildir, bilim adamıdır. Süfiliği kendi duygu yapısındadır, deneylere sokulmaz. 

     Âlimin ilmi Kur’an misallerinden türer. Bir İslâm âlimi, bu ilminden başka aşk ehli gibi mana ilmine sahip olabilir. Fakat manacı, misal ilmine sahip değildir. Çünkü Kur’an’daki  Allah misallerini sadece ve sadece âlimler “oku”yup anlar ve anlatır(Ankebut. 43. ayet) 

     Manacıya ilim konusunda Kur’an’ın bu imtiyazı verilmemiştir. 

     Kısaca aşk-duygu ehli olan manacı ile ilim mantık ehli misalci farklı, ayrı dilleri konuşurlar. Bir başka deyişle her ikiside bildiğini “oku”r ki, tek fark, biri kişisel olgunluğu, insanın manevi alt yapısını; diğeri tüm insanlık, ümmet geneline her türlü ileri geçmişliğine, somut hizmet verir. 

      Bu yüzden bir saatlik bilim 70 yıllık ibadetle bir tutarak adalet sağlanmıştır. 

     Yüz yıllardır ibadet ve dualarımızın, sadece manevî kalkınmamıza katkısı olması, fakat gerikelmışlığımıza çare olmaması işte bu yüzden! Acı gerçeğimizi bir kez daha tekrarlıyoruz; Biz bütün ehli kitap dinleri içinde en câhil, en geri kalmış ümmetiz! Biz Allah’ın ilk emri “oku”ma alışkanlığı bile olmayan “İlmin canına okuyan, rahmet, sihir, tılsım dua diye bildiğini okuyan, ama kitap okumayan bir ümmetiz!

                                   ——————————–

     Gerçekler yaratılışın en başından beri vardı. Gerçekler”Bilim” adıyla vardı. Bizim gerçekleri gözlemlememizle birlikte gerçekler yaratılmazlar.

     O halde bilimin görevi, var olan bilimsel gerçekleri bulmaktır.

                                    ——————————-

      Kısaca evren bilimleri bir tektir. Evren bile bir hiyerarşiyle TEKİL(Vahid-Ahad’a yönelik)bir bütündür. biz evrenden ayrı değiliz.

     Biz evrenle varız ve ondan soyutlanamayız. Evren bizim evimizdir.

                         Arz’dan Arş’a sonsuzluk kulesi kitabından alıntı

  BİR DİNİN TABİİ OLMASI İÇİN AKLA, FENNE, İLME VE MANTIĞA UYGUN OLMASI LÂZIMDIR. M. K. ATATÜRK 

  Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır. M.K.ATATÜRK

——————————————————————————————————————————


       BİN SENE DE OKUSAM NE BİLİYORSUN DİYE SORSALAR BANA..HADDİMİ BİLİRİM DERİM…….

        HER ŞEYİ BİLDİĞİNİ SANMA! GERÇEKTE ÇOK BİLGİLİ OLSANDA KENDİNE CAHİLİM DİYEBİLECEK CESARETİN OLMALI….!….

        ”FİLOZOFLARIN FELSEFESİ, İNSANOĞLUNUN ZAN VE ŞÜPHESİNİ ARTTIRIR.. İSLÂM’IN HİKMETİ İSE, İNSANI, YÜCELERE ULAŞTIRIR” …

      AKIL CAHİL OLUNCA, FİKİR UKALÂ OLUR.

      KÖTÜ SÖZ İNSANI DİNİNDEN ÇIKARIR, GÜZEL SÖZ YILANI DEİĞİNDEN ÇIKARIR.

      Kimse kimseyi fasıklıkla itham etmesin. Buna hakkı yoktur. Aynı şekilde küfürle de itham etmesin. Şayet küfür ithamında bulunur da, itham edilen böyle bir sıfatın sahibi değilse, bu sıfat muhakkak itham eden kimseye döner  Ravi: Buhari Edep:44

       Yasal uyarı: Hiç bir yazı izinsiz olarak kullanılamaz. Telif hakları uyarınca bu bir suçtur…! Tüm hakları Ahmet TÜRK’e aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla siteden alıntı yapılabilir

12 Yorum Yapıldı Yorum Yazmak İstermisin ?

  1. #1hatice @ 2009-6-18 01:01

    Kitabınızı okudum. Çok beğendim. Din kavramına bakış açınız çok farklı ve etkileyici. .Sizin kitabınızda söylediğiniz gibi tamamen akla hitap ediyor. Böyle bir eseri yazdığınız için size çok teşekkür ederim.Saygılarımla.

  2. #2Selami @ 2009-7-6 11:50

    Ahmet Bey, kitabınızı okudum. İçinde bulunduğumuz Evren’in sistemi ve üzerinde yaşadığımız dünyanın bu sistemin neresinde olduğunu çok güzel anlatmışsınız. Bugüne kadar bize öğretilen “DİN” kavramını yıkan, yepyeni bir öğretiyi Kuran-ı Kerim ayetleriyle de ispatlayarak ortaya koymuşsunuz.Şimdi Dinin bir akıl işi olduğunu ve evrenimiz veya evrenlerle olan ilişkisini daha iyi kavramaya başladığımı söyleyebilirim. Tebrik eder, çalışmalarınızın ve başarılarınızın devamını dilerim.

  3. #3Cem BAYRAM @ 2009-7-13 00:57

    Mükemmel Dinimizi hem Dinsizlere hem Dincilere, Dini bilenlere, Dini bildiğini sananlara, yaradanı anlayamayanlara ve neden bu evrende varolduğumuzu biraz da olsun merak edenlere tam da aradıkları bi kaynağı sunduğunuz için teşekkürler.. Umudum çalışmalarınızın devamında “Baba Allah var mı? Peki biz onu o zaman neden göremiyoruz?” sorusuna cevap arayan tüm anne ve babaların evlatlarına rahatça açıklama yapabileceği bir ikinci kaynağıda bize vermenizdir..

  4. #4Mansur @ 2009-10-2 16:53

    Kitabı okumadım makaleleri okudum. Kitap hakkında yorum yapmayacağım. Ancak yazarın konuya yaklaşımı beni çok etkiledi.Allah’ın indinde geçerli tek sistem olan Allah’ın değişmez sünneti- İslam da varlıklardan pek çoğuna göre üstün yaratılan beşere Allah’ın yapılmasını emrettiği farz olan ibadetler ve derecesine göre diğer ibadetlerin, sadece bireysel iyiliğimiz ya da bireyin topluma yansıttığı iyilikler (olumluluklar) ölçüsünde değil, yaşadığımız çevremizde algılamakta olduğumuz ve olmadığımız..kısaca yaratılan ve yaratılmakta olan herşeyle bir şekilde bağlantısı olmalı diye düşünüyordum..Ahmet Bey düşünmenin ötesine gidip araştırma yapmış ve bu konuya değinmiş. Örneğin Peygamberimiz (s.a.v) kıyamet kopuncaya kadar ümmetimden bir taife hiç bir kınamacının kınamasına aldırış etmeden Cihad yapmaya devam edecektir buyuruyor..Keza Cihad’ın Allah’ın emrettiği varoluşsal gerçekliğe bağlı kalmayı sağlayan bir koruma kalkanı olabileceğini düşünerek peygamberimiz (s.a.v) bu sözü söylemiş olmalı diye şimdi düşünmeye başladım..Farz-ı kifaye olması durumunda Cihad ta Müslüman ülkelerde sadece bir grubun Cihadı yerine getirmesi yeterli görünüyor..Bireysel ibadetlerde benzer şekilde evrensel sistemin ayakta durmasına neden olumlu olumsuz etki etmesin ki..? yine kur’an da insanlara Müslüman olmaları başkalarına, eşyaya, çevreye ve tabiata iyi davranmaları öğüt verilirken..toplumların helak edilme sebeplerinin toplumların kendi azgınlıkları olduğunun altı çiziliyor..demek ki insanların düşünce eylem ve davranışları, toplumsal felaketlerde bir şekilde olumsuz rol oynuyor..negatif enerji belkide fay hatlarını harekete geçiriyor, toprağı bereketsiz kılıyor, yağmurların dengesini bozuyor, vs vs..neden olmasın..en kısa zamanda bu kitabı okumaya çalışacağım..farklı bir bakış açısı katacağından eminim..

  5. #5lilikindsli @ 2009-10-4 18:44

    I want to say – thank you for this!

  6. #6Harun @ 2009-10-21 23:58

    Kitabınızı En Kısa Zamanda Temin Edeceğim, Makaleler Olsun Olaylara Bakış Açınız Olsun Beni Gerçekten Cok Etkiledi :)

  7. #7Yusuf savayi @ 2009-11-29 04:44

    Gerçektende farklı bir bakış açısı, bazı makaleleri okudum.

    Kitabı yurt dışında bulabilme imkanımız varmı acaba ?

  8. #8hakan @ 2010-1-12 04:10

    kitabı okumadım ancak yorumlara bakılırsa kuranı kerimi yücelten bir kitap, din için yaptıklarınıza teşekkür ederim fırsatım olursa kitabınızı okuyacağım

  9. #9büşra @ 2010-6-27 21:56

    evet çok güzel bilgileriniz var çokta yararlı bravo başarılarınızın devamını dilerim.

  10. #10Jamncoamb @ 2011-1-19 10:10

    This was all my master thought fit to tell me at that time of what passed in the grand council. But he was pleased to conceal one particular, which related personally to myself, whereof I soon felt the unhappy effect, as the reader will know in its proper place, and from which I date all the succeeding misfortunes of my life.

    ADMİN :
    Your mail is not comprehensive for me. Could you write me an e-mail more clear again please.

  11. #11cüneyt @ 2011-1-25 01:41

    Din konusunda halkı istismar ederek, sömüren yaptığı duayı bile bir bedel karşılığı yapan, sözde müslüman ama özde yahudiden hiçbir farkı olmayan, başında prof. yazdığı halde dinin tanımını yapamayacak kadar aciz olan. tv tv dolaşıp İslam dinini bize yanlış anlatan, tarikat üyesi olmazsan gerçek müslüman olamazsın diyen, kişilere bu kitap kapak olur inşallah.

  12. #12hüseyin @ 2012-2-7 17:35

    bir hafta önce aldım 2 kitabınızıda,sizlere tebrik etmek istedim,1 cisi güzel ama 2 cisi kıyamet dahada güzel bu bilgilerinizi bizlerle paylaştıgınız icın teşekkür ederim.örümcek kafalı din tüccarlarına bu bir ders olur,bence herkes okuması gerikir bu bilgileri, herkes onurlu bir kul olmasını, allahın bize vermiş oldugu bu güzel hayatı anlayarak yaşayarak barış icinde huzura ermesini temenni ederim.vede şunu gercekten söyleyeyim hayatımda ilk defa böyle bir kitap okudum şoke oldum meyer ne kadar cahilmişiz.binlerce kez teşekkür ederim sizlere,en kısa zamanda diger kitaplarınızı iple cekiyorum.herşey gönlünüzce olsun ahmet bey……………